29 Mart 2008 Cumartesi

Tüya'nın Evliliği

Image Hosted by ImageShack.us


Film step bölgesinin tam ortasında kavga eden iki çocuğu çığlıkları ile ayırmaya çalışan kadının çaresiz duruşuyla açılır.Ve bir kadına ait kırılganlığı takınıp çadırına kapanan kadının bakışlarıyla ilk sahne sona erer.Film ilk sahnesi ve diğer bölümlerinde anlatmak istedikleriyle tezatlık oluşturup aslında izleyicileri daha baştan şaşırtmaya kararlı gibi görünür...

Sessiz sakin göçebe yaşamına tanık oluruz ilk sahnenin ardındaki dakikalarda.İlk sahneyle bu görüntüler arasında bağlantı kurmaya çalışırken tüya ve eşinin arasında geçen replikle azda olsa bu zor bağlantıyı bir şekilde çözmüş bulunuruz.

Eşinin sakat kalması sebebiyle tüm yüklerin üstünde olduğu güçlü ve kararlı bir kadın belirir gözümüzün önünde.Erkek-kadın ayrımını fiziksel güçe indirgeyen kişilere inat göçebe yaşamına erkeğin uyum sağladığı şekilde hayatına devam etmeye çalışan güçlü bir kadın...

Tüm bu zorluklar nedeniyle yorgun düşer tüya.Ve gözlerini açtığı sahne bir hastane odasıdır.Yan odada ise doktorla eşinin ablası arasında bir konuşma gerçekleşmektedir.Emperyalizmin,moğolistanın kuzey batısındakı göçebe yaşamına kadar yayıldığını doktorun karşısında sigara içerek konuşan ablanın tavırlarında görürüz.Doktorun konuşmasında tüyanın kendisini daha fazla yormaması gerektiğini,yorarsa tıpkı eşi gibi kendisininde sakat kalacağını duyarız.Ve zihnimizde kadın-erkek ayrımındaki fiziksel güç farkının doğru mu yanlış mı olduğu silsilesine yakalanırız.Şu dakikalarda bu ayrımın yanlış olduğunu destekleyecek tek materyalin ''eşide sakatlandı ama...'' gibi bir cümle olduğunu biliriz...

Emperyalizmin yayılışını kanıtlayan sahnenin hemen ardından ona paralel olarak gelen sahnelerde tüyanın herhangi biriyle evlenmesi gerektiğini belirten repliklerle karşı karşıya kalırız.Tüya bir başkasıyla evlenmek istemediğini,bu durumu bir şekilde halledeceğini belirtir durur.Güçlü tavrından ödün vermeyerek...Ve pek çok insan gibi doğanın kanunlarına yenik düştüğünü sanırız evliliği düşünmeye başladığı dakikalarda.

Pek çok isteyen gelir evlerine ama tüya güçünü ortaya koyarak karşısındaki kişilere pek çok şart koşar.Eşininde yanında olması gerektiğni belirtir...İçimiz birazda olsa rahatlar aslında .Doğanın kanunlarına bu durumda bile tamamen yenilmediğini görürüz bu şartlarında.

Eş zamanlarda aile dostunun sorunlarına da tanık oluruz.Eşi için köşeyi dönmeye çalışan tipik erkek...Ve eşinden tek dilediği para olan sıradan bir kadın.Tüyanın bu duruma yaklaşımında bile bu iki kadın arasındakı uçurumu hissederiz.

Tüyanın şartlarını kabul etmeyen pek çok isteyici gelir geçer film karesinde.Ve hiç birisinde tüya umutsuzluğa düşüp şartlarından ödün vermez.Tüyanın bu kararlığından ve güçünden etkilenen aile dostuyla bir yakınlaşma sezinleriz ilerleyen dakikalarda.Evet kaçan eşine inat ve tüyadan etkilenmesinden dolayı aile dostunun tüyaya evlilik teklifinde bulunmasını bekler dururuz(bir yanımız hiç istemese de!)

Tüm bu isteklerimiz sürerken tüya günlük işlerine sakatlık tehlikesini bile önemsemeden devam ettiği bir günde okul arkadaşıyla karşılasır.Tüya ve tüyaya çocukluğunda aşık olan kişinin birbirlerine hayat hikayelerini anlatmalarını izleriz.Zengin ve tüyaya eskiden aşık olan adam tüyayı bu durumdan kurtarabileceğini(ki kurtarmak tüyanın duruşuna karşı tezatlık oluşturan bir yaklaşım.İlerleyen dakikalarda bu yaklaşımın zayıflığını göreceğiz.)belirtir.

Tüya ve ailesindeki diğer bireylerin değişecek yaşamı için planlar hazırlanmaya başlar.Ne yapsa da eşini yanına alamaz tüya.İyi bir kimsesizler evine yerleştirilir eşi.Teslimiyetin gerçekleştiği dakikalarda eşi ve tüyanın kimsesizler evinde veda etme sahnesinde bir şeyleri görürüz arka bölümlerde.Teslimiyete neden olan bu ayrımın kanıtlayıcısıdır gördüklerimiz.Bilinçdışı çiftin bu vedaya gülümsemesi ve çiffteki bayanın elma(?) yemesidir gördüklerimiz.

Tüyanın yapılanlar adına bedel ödeme şeklinde yaklaşıldığı tavırlara karşı koyuşunu görürüz evliliğin ilk gecesi gerçekleşen yatak sahnelerinde.Eş zamanlı dakikalarda ise ölmesinin tek kurtuluş olduğunu,ailesinin mahruz kaldığı tüm bu kötü durumlarının nedeni olarak kendisini gören eşinin intihar sahnesiyle sarsırılırız.

Tüm her şeye rağmen güçlü durmaya çalışan tüya her iki yönde de hüsranla karşılaşmaktadır.Kendisini kurtarılması gereken zayıf bir kadın olarak gören yeni eşi-eski arkadaşı ve tüm çabaları görmezden gelip basitçe her şeyden sıyrılmaya çalışmış ama başaramamış eski,sakat eşi...

Karşı karşıya kaldığı tüm bu tavırların ona göre olmadığını biliriz zaten.Ve tüyanın eski evine geri döndüğünü gördüğümüzde içimiz rahatlar.Yine eski günler gibi yaşamına devam etmeye çalışır.Bilir aslında tüm her şeye karşı gösterecek gücünün yeterli olmadığını.Yine de bir şekilde teslim olmaz hiç bir şeye...

Filmin ortasında beklediğimiz aile dostuyla tüyanın yakınlaşmasını bu dakikalarda izleriz.Tüyayı kurtarılması gereken bir kadın olarak görmeyen,sadece birbirini tamamlaması gereken iki kişiden birisi olduğuna inanan aile dostu tüyaya evlilik teklifi eder.Yaşadıkları ve yaşayacak olduklarını düşünen tüyanın yanıtı beklediğimiz gibi ''evet''tir.


Evliliğin gerçekleşiceği gün filmin ilk karesinde gördüğümüz iki çocuğun birbiriyle olan kavgasını tekrar izlemeye başlarız.Ve tüya odasına kapanır kırılganlığını yanına alarak...Biliriz artık bu bir teslimiyet değildir.Doğaya her koşulda meydan okumaya çalışmış,eşinden ve evleniceği aile dostundan daha güçlü bir kadının isyanıdır bu kapanış...

Hiç yorum yok: