- Yarın olmasın. Olmasın artık
- Ama o zaman bizde donarız…
Bizi birbirimize bağlayan ne olabilirdi ki zamanın getirdiği ortak duygulardan başka? Yoksa bizde mi diğer insanlar gibi aynılaşıyor iç içe geçiyorduk. Ben en az sen,sense en az kendin olabildiğin kadar mı yaşayabiliyorduk bazı şeyleri…Ya da zamanın bizi büründürdüğü hediye paketleri kıvamını aşamıyor muyduk ? Kıvrımları gittikçe göze batan kılıflardan…
Daha renkli sorularla mı kuşatmalıyım zihnimi, ruhumuz ve bedenimiz çoğunlukla ezilirken ?
Peki . . .
Sorulara da mı gerek yok aslında ?
Peki …
Ateşimizden dolayı kavrulmuş tenimizi ıslatan gözyaşları… Nefes alışverişimizi kanıtlayan soluk dumanlar… Ve iç içe geçmiş bir çift dudak…
Evet biliyorum bunlar güzel şeyler.Ama ya sonu ? Zamana karşı tüm öfkemiz bu yüzden mi yoksa…Getirdiği tüm farklılıkları aynılaştırması!
Farkındayım acı bunlar.Hep sonlar,başlar…Her son aynıdır başlangıçlıkların farklılığına rağmen…
-X biter,Y de biter…
(Öfke nöbetinde tamamlanmıştır)
19 Nisan 2008 Cumartesi
15 Nisan 2008 Salı
?
Sevmeler… Düşüp kalkmalar… Alınan yaralar… Beraberinde gelmesi gereken olgunluklar…
Bir keki oluşturan malzemeler kadar var olan olgular… Tıpkı kabarması istenen keki yapmak için sırasını bekleyen malzemeler gibi.
Sevmeler hep düşüp kalkmayla mı sonlanır? Düşüp kalkmanın sebebi hep sevmeler midir? Gerçek sevmelerin koordinatı düşüp kalkma eğrisinin hangi noktaları üzerindedir? Açılan yaralarımız bizi empati kurma değerine taşıyan köprülerimiz midir? Eğer öyleyse bunların sağlamlık ölçütü nedir?
Sorular… Sisler… Yoldan sapmalar…
Soru işareti bırakmanın kolaylığından sıyrılmalıyız belki de...Kendimizce.Kendimiz için.Yollarımızı çizebilmemiz adına...
Bir keki oluşturan malzemeler kadar var olan olgular… Tıpkı kabarması istenen keki yapmak için sırasını bekleyen malzemeler gibi.
Sevmeler hep düşüp kalkmayla mı sonlanır? Düşüp kalkmanın sebebi hep sevmeler midir? Gerçek sevmelerin koordinatı düşüp kalkma eğrisinin hangi noktaları üzerindedir? Açılan yaralarımız bizi empati kurma değerine taşıyan köprülerimiz midir? Eğer öyleyse bunların sağlamlık ölçütü nedir?
Sorular… Sisler… Yoldan sapmalar…
Soru işareti bırakmanın kolaylığından sıyrılmalıyız belki de...Kendimizce.Kendimiz için.Yollarımızı çizebilmemiz adına...
2 Nisan 2008 Çarşamba
Özel gerçek . . .
Sözlerin sıralanışıyla şekillenmeli yolumuz..Her bir durakta farketmeliyiz yürüdüğümüz,koştuğumuz ve yaşadığımız yolun güzelliğini...Nefes seslerimiz arzularımızın deliliğine yetişmeye çalışmalı.Başlamalıyız daha sonra gözlerimizin içine bakarken kendimizi buluşumuza...Bulunduğumuz ortamın sesszliğinden korkmaya başlamalıyız.Ve kendimizi her an birbirimizde dahada buluşumuzda korkumuzu katmerlemeliyiz.Her sana ait olan,her seni sessiz hırçınlığıyla cezbeden varlığın gibi.''SEN GİBİ'' ...Ve sonsuzluğa kayarken bir müddet olsun nefes alabilme adına iki sözcüğe sığınmalıyız...Birbirimiz gibi !
''-Seni seviyorum...''
''-Ben de seni ...''
''-Seni seviyorum...''
''-Ben de seni ...''
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
