Sevmeler… Düşüp kalkmalar… Alınan yaralar… Beraberinde gelmesi gereken olgunluklar…
Bir keki oluşturan malzemeler kadar var olan olgular… Tıpkı kabarması istenen keki yapmak için sırasını bekleyen malzemeler gibi.
Sevmeler hep düşüp kalkmayla mı sonlanır? Düşüp kalkmanın sebebi hep sevmeler midir? Gerçek sevmelerin koordinatı düşüp kalkma eğrisinin hangi noktaları üzerindedir? Açılan yaralarımız bizi empati kurma değerine taşıyan köprülerimiz midir? Eğer öyleyse bunların sağlamlık ölçütü nedir?
Sorular… Sisler… Yoldan sapmalar…
Soru işareti bırakmanın kolaylığından sıyrılmalıyız belki de...Kendimizce.Kendimiz için.Yollarımızı çizebilmemiz adına...
15 Nisan 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder